FATEHPUR SİKRİ

DSCF1038x

Saat 11 gibi Fatehpur Sikri'ye ulaşıyoruz. Sabah erken kalktığımız için olsa gerek yorgunuz. Arabadan iner inmez çevremizi geveze ve ısrarcı satıcılar sarıyor. Tepede konuşlanan tarihi şehre minibüslerle 10’ar rupiye çıkılıyor. Burada, rehberlik yapmak isteyenler ile kartpostal, kalem, takı satmaya çalışanlardan zor da olsa kurtuluyoruz. İlk durak, Jama Masjid (Cuma Camisi). Burada da ayakkabılar çıkartılıyor, giriş ücretsiz. Rehberlik hizmeti, Cenk şortla olduğu için bacaklarını örtecek bir şalvar ve ayaklarımız için galoş paketini 100’er rupiden pazarlamak isteyenler çok ısrarcı olsalar da bizim çözümümüz hazır. Ayakkabıları çantaya atıyor; Cenk'in beline Çağla’nın şalından etek yapıyor ve rehber kitabımızı gözlerine sokarak onları geri püskürtmeyi başarıyoruz. Kırmızı renkli kum taşıyla yapılan cami şehrin hemen girişinde yer alıyor. İçinde şehrin kurulmasına vesile olan, Babür İmparatoru Ekber Şah’a yıllar sonra erkek çocuğu olacağını müjdeleyen, dönemin ünlü şeyhi Selim Çişti'nin beyaz mermerlerle süslü bir türbesi de bulunmakta.

DSCF1061x

Cuma Camisi’nde eşlik eden yedi sekiz yaşlarındaki çocuklar, gönüllü olarak, bildikleri kadarıyla bize rehberlik ediyorlar. Yalnız bunun için para istemediklerini, kartpostallarından satın alabileceğimizi söylüyorlar. O kadar sevimliler ki onları püskürtmek içimizden gelmiyor. Gezi sonunda girişimci ruhlarından ötürü 50’şer rupi vermeyi teklif etsek de içlerinden biri vermediği bir hizmet için para alamayacağını yineliyor. Bizden istediği, Fatehpur Sikri’ye girişimiz esnasında alacağımız biletleri, çıkışta ona vermemiz. Anlam veremiyoruz, kullanılmış bir biletle ne yapılabilir ki? Sorumuza verdiği naif cevap ile yüzümüzü bir tebessüm alıyor. Meğer o biletlerin üzerinde yer alan Hindistan’ın anıtsal yapılarının fotoğraflarını kesip sattıkları kartpostallara yapıştırıyorlarmış. Kabul edip yanlarından ayrılıyor ve şehre doğru yol alıyoruz.

DSCF1046x

Kişi başı 260 rupi vererek nihayet içeri giriyoruz. Hava çok sıcak ve yorgunuz, biraz dolaşıp şehri anlamaya çalışıyoruz. Türkiye’den aldığımız, Lonely Planet ve Rough Guides benzeri yerli Hindistan rehber kitabımız da ne yazık ki pek ahım şahım bilgiler içermiyormuş. Tam bir çaresizlik haliyle çevremize acıklı gözlerle bakarken imdadımıza rehber Niyazeddin yetişiyor, 100 rupi’ye anlaşıyoruz. Burası 1570 yılında Şah Cihan'ın dedesi Ekber Şah tarafından kurulmuş. Sadece 14 yıl kadar ayakta kalabilmesinin sebebi su sıkıntısı olarak anlatılsa da rehberimizin söyledğine göre asıl sebep susuzluk değilmiş. Rehber bize Fatekpur Sikri’yi besleyen 40’ın üzerinde su deposu olduğunu, susuzluğun değil politik sebeplerin şehri terke zorladığını söylüyor. O dönemde karışıklık yaşayan kuzeybatı bölgelerine daha yakın olmak amacıyla Lahore’ye taşınan hükümdar Ekber Şah, yıllar içinde ayaklanmaları bastırdıktan sonra başkentini yeni gözdesi olan Agra’ya taşıyor.

Ekber Şah tüm dinlere son derece saygılı bir hükümdarmış. Divan-ı Has denilen yapının ortasında tüm dinleri simgeleyen güzel bir sütun var. Sütunun üstündeki balkonda yer alan imparator, çevresini dairesel olarak saran farklı dinlerden seçkin din adamları ile sohbetler edermiş. Hatta Din-i İlahi dediği, tüm büyük dinleri içeren evrensel bir din kurma çabası olmuş ama bu gayreti hobi düzeyinde kalmış, pek yayılamamış. Biri Hindu, biri Hristiyan, biri de Müslüman (Türk) olan 3 karısı varmış. Yalnız imparatorun bir türlü erkek çocuğu olmuyormuş. Derdini Şeyh Selim Çişti'ye açmış ve bir oğlu olursa bulundukları bu yere bir şehir kurmaya söz vermiş. Nitekim Hindu eşinden bir oğlu olmuş (Asıl adı Selim olsa da Osmanlı İmparator’u Selim ile karışmaması için adı Cihangir olarak değiştirilmiş). Buraya  kurduğu kente "Zafer Şehri" anlamına gelen Fatehpur Sikri ismi yakıştırılmış. Kendisine oğlan veren Hindu eşine de geniş avlulu dev bir saray yaptırmış. Goa’daki Portekiz kolonisinden olan Katolik eşi için de duvarları kilise resimleri ile bezenmiş orta ölçekli bir sarayı uygun görmüş. Müslüman Türk eşine yaptırdığı, boyutça küçük olsa da son derece şık ve işlevsel olan saraya da "Sheesh Mahal" deniliyormuş. Tüm duvarları renkli ve değerli taşlarla donatılmış olan bu küçük sarayın yanı sıra Türk eşinin büyük bir de hamamı varmış. Üç eşinin odasından imparatorunkine açılan gizli koridorlar bulunuyormuş. Ek olarak genç cariyelerinin bulunduğu haremi de cabasıymış. 

DSCF1108xx

Bunların yanı sıra, imparatorun halkı kabul ettiği "Divan-ı Am", imparator ve eşlerinin törenleri izlediği, havadar bir yapı olan ve çin mimarisine benzettiğimiz 5 katlı "Panc Mahal", hemen altında imparatorun astroloğu için yapılan küçük bir gözlem evi bulunuyor. Ayrıca hazine, harem, ahırlar da bozulmadan günümüze kadar gelebilmiş. Çıkışta kartpostalcı çocuklara söz verdiğimiz üzere biletlerimizi veriyor ve Orchha’ya doğru yola çıkıyoruz.

Orchha Hampi eyaletinde yer aşan küçük bir kasaba. Planımız, bu köydeki Hindu tapınaklarını ve sarayları gezmek. Ancak kalacak yerler ya çok pahalı, ya da çok kötü olduğundan 20 km kadar uzakta yer alan Jhansi isimli bir şehirden kalacak yer ayarlıyoruz. Aslında burası da bütçemize göre pahalı ama yapacak bir şey yok. Fatehpur Sikri ile Jhansi arasındaki seyahatimiz kimi zaman stabilize köy yollarında, kimi zaman dev çukurlar barındıran asfaltı bozuk tek şerit yollarda devam ediyor. Zaman zaman duble yol olduklarında kimi arabalar ters şeritte seyretse de her daim korna çalan çılgın Hintliler, bu araçlara hiç bir tepki göstermiyor. Bunu şoföre soruyoruz ve muhtemelen evlerinin o istikamette olması sebebiyle yolu uzatmamak için ters şeride girdiklerini söylüyor. Küçücük yoldaki dev tırlara ve umarsızca duran ineklere bir de kararan  hava eşlik ediyor ama henüz en kötüsünü görmedik. Jhansi'ye geliyoruz gelmesine de oteli bir türlü bulamıyoruz. Sanırım şu ana kadar gördüğümüz en tipsiz  yerleşim yeri, üstelik de buralı insanlarla şoförümüz farklı dil konuştuğundan anlaşmaları zor oluyor. Yol tahminimizden daha uzun sürüyor. Gece gözüyle bize sevimsiz gelen Jhansi’deki, tipsiz otelimize çok zor da olsa kavuşuyor ve bir şeyler yedikten sonra hemen uyumaya gidiyoruz.

 

Devamı (Orchha) için tıklayınız