LUCKNOW

DSCF5385x

Yolculuk yaklaşık 8 saat sürüyor. Mola yerlerinde otobüsü dolduran seyyar satıcılardan aldığımız kuruyemiş ve Hint kızartmalarıyla karnımızı doyuruyoruz.

DSCF5349x

Gece 11’de vardığımız Lucknow'da gittiğimiz hiç bir otelde yer bulamıyor sonunda  yolculuğumuza başladığımızdan bu yana neredeyse kaldığımız en pahalı otellerden birinde konaklamak zorunda kalıyoruz. Hem yorgunluk, hem de sırtımızdaki yük bizi bu karara mecbur bırakıyor. Ama daha çok çevremizi kuşatan, bizimle beraber bulut gibi hareket eden, sürekli olarak baktığımız otelleri kötüleyip bizi uygun yerlere götürebileceklerini yineleyen, görünüş ve tutumları ile hiç güven vermeyen ve işi taciz boyutuna getirmeye başlayan insanlardan kurtulmak için pahalı da olsa otelimize yerleşiyoruz.

Aslında bu karar bütçemize ve Hindistan’a göre astronomik olan geceliği yaklaşık 120TL’lik (3000 rupi) fiyatından dolayı Cenk'i  hırpalasa da, Çağla durumundan memnun sıcak duşunu alıp, temiz yatağının tadını çıkarmaya bakıyor. O kadar yorgunuz ki ne zaman sabah oluyor anlamıyoruz bile…

10.11.2014  (Lucknow -> Jaipur)

Sabah erkenden kalkıp neyse ki oda fiyatına dahil kahvaltımızı yapıyoruz. Uzun zamandır kahvaltıları geçiştirdiğimiz için hiç bitmeyecek gibi gelen mükellef bir kahvaltı sonrası Cenk'in de nihayet keyfi yerine geliyor. Trenimiz öğlen 12.10'da hareket edeceğinden çok zamanımız yok. Lucknow'da önemli olduğunu öğrendiğimiz yerleri elimizden geldiğince ziyaret etmeye niyetliyiz.

Lucknow, Uttar Pradesh eyaletinin başkenti; efsanelere konu olmuş büyük bir kent. Burada Şii Müslümanlar için önemli yapılar bulunuyor. Biz Asafi, ya da Bara İmambara'yı ilk durağımız yapıyoruz.

DSCF5378x

“Bara” büyük demek, “İmambara” ise Kerbela'da İmam Hüseyin ve beraberindeki 72 kişinin öldürülmesi sebebiyle tutulan yas ve matemi (Azadari)  anmak için inşa edilen yapılara deniyor. Bu yapı 1784 yılında Lucknow'un kurucusu kabul edilen Nawah Asaf-ud-Daula tarafından 11 yılda inşa edilmiş. İçinde Büyük Asafi Camisi, “byhulbhulayah” isimli labirentler ve “bowli” denilen bir su sarnıcı yer alıyor. Yapı tüm görkemiyle bizi karşılarken çevremizi okul gezisi ile ziyarete gelen Hintli gençler sarıyor.

DSCF5403x

Bitip tükenmek bilmeyen fotoğraf seremonimiz sonrası nihayet içeri girdiğimizde kocaman bir salon bizi karşılıyor. Tüm aynalar Belçika'dan özel olarak getirilmiş. İmambaranın inşaatında hiç ahşap ya da demir kullanılmamış. Çimento harcı olarak yumurta akı, limon, şeker kamışı gibi farklı doğal malzemeler ile inşa edilen İmambara’nın salonunun, dünyanın en geniş kubbeli resmi saray odası olduğunu söylüyor rehberimiz. Duvarlar uçuk yeşil bir renk kullanılarak renove edilmiş. Salonun ortasında yapının mimarı “Kifayatullah”a ait bir de türbe de yer alıyor.

DSCF4135x

Buradan sonra byhulbhulayah denilen ve 489 labirentten oluşan ilginç yapıları gezmeye başlıyoruz. Bu labirentlerin arasında insanların içinde kaybolmalarını engellemek için şu an kilitli olduğu söylenen dev bir yeraltı tüneli de bulunuyormuş. Söylenen o ki bu tüneller Faziabad, Allahabad ve hatta Delhi'ye kadar gitmekteymiş.

DSCF4139x

Terasa çıktığımızda muhteşem bir Lucknow manzarası bizi karşılıyor. Londra'daki Big Ben'in benzeri saat kulesi, camiler, İmam Hüseyin adına inşa edilen “Hussainabad Imambara (Chota Imambara)” ve tüm şehir adeta önümüze seriliyor. Bir süre burada soluklandıktan sonra diğer bölümleri gezmeye devam ediyoruz.

DSCF5461x

Nehirden gelen suyu depolamak icin kullanılan “bowli” isimli su sarnıcının ilginç bir özelliği var. Ortasında su depolanan binanın çevresinde hükümdara ait odalar bulunuyor. Kapısından girenlerin su üzerindeki yansımaları daha onlar girişteyken muhafızlar tarafından görülebilyor. Eğer girenler düşmansa, ne olduğunu anlamadan muhafız okçular tarafından öldürülüyorlar.

DSCF4173x

Sırada Büyük Asafi Camisi var ancak saat 11 ve maalesef gitmek zorundayız. Böylelikle bu güzel camiyi gezemiyor, dışını fotoğraflamakla yetinmek zorunda kalıyoruz.

DSCF5462x

Yaklaşık yarım saatlik yol sonrası bavullarımızı alıp istasyona devam edeceğiz. Aceleyle bir tuk-tuka atlıyoruz ama o da nesi, yol tıkalı, hiç ilerlemiyor! Ara yollardan bizi otelimize ulaştıran şoförümüz sayesinde memleket nostaljisi yaşıyoruz. Binbir güçlükle bilet bulduğumuz trenimizin kalkmasına 20 dakika kala çantaları yüklenip otelden ayrılıyoruz. Paniğimizi fırsata çevirerek olması gerekenin 3 katı fiyat veren tuk-tuka atlıyor, bizi acilen tren istasyonuna götürmesini istiyoruz. Yol zaten kısa, 5 dakika sürüyor. Sonrası gayet tanıdık; sırt çantaları ile koşma, trenin kalkacağı platformu bulamama, panik halde kan ter içinde kalma gibi… Tanıdık olmayan ise görevlinin yanlış istasyonda olduğumuzu söylemesi! Allahtan trenimiz yakınca bir istasyondan kalkıyormuş, koşmaya devam! Yine tanıdık platform karmaşası ve panik derken trenin kalkmasına 5 dakika kala koltuklarımıza kavuşuyoruz. 10 dakika nefesimizin ve kalp atışlarımızın normale inmesi için beklerken kararımız kesin, bir daha tren saatinden önce bu kadar oyalanmak yok!

Keyfimiz o kadar yerinde ki daha önce beğenemediğimiz 2. Sınıf klimalı yataklı vagon  (AC 2.Tier) bize salon salomanje gibi geliyor. Gecikme olmazsa yol yaklaşık 14 saat sürecek. İyi moralimiz, kitaplarımız, müziğimiz  ve dağıtılan temiz çarşaflarımızla yola hazırız! Yalnız küçük bir sorunumuz var. Daha önceki tren seyahatimizde sık sık geçen; chai, cips, soğuk içecek ve hatta sıcak yemek satan abilerden bu trende yok. Oysa karnımız çok aç, içecek suyumuz yok ve önümüzde uzun bir yolculuk var. Her istasyonda trene bir satıcının gireceğinin hayallerini kurarken kendimizi uzun uzun en çok ne yemeyi özlediğimizi konuşurken buluyoruz. Çağla için kazanan annesinin kaşarlı sucuklu tostu, Cenk için ise İskender oluyor. Açlıktan uyuyamayacağımızı düşündüğümüz bir ara durduğumuz bir istasyonda uzaktan uzaktan satıcı sesi duyuyoruz. Cenk ani bir manevrayla çita atikliği ile koşup bir avuç “samosa” ve buz gibi bir şişe su ile geri dönüyor. İşte toplam 20 rupiye (80 kuruş) aldığımız o sokak samosaları gecemizi kurtarıyor. Karnımız tok, sırtımız pek artık uyumaya geçebiliriz.

Post by dunyaliyiz.com.

 

Devamı (Jaipur) için tıklayınız