Kong Lo (Konglor Mağarası)

KONG LO (KONGLOR MAĞARASI)

10.03.2015  (Phonsavan -> Kong Lo)

Sabah 6:45'te Yaklaşık 12 saat sürecek Pakse otobüsüne binsek de, aklımızda yol ortasında inip Konglor Mağarası'na gitmek var. Aslında bir çok yerde yolun çok meşakkatli olduğu yazdığı için kesin karar veremiyoruz. Mağara için yarı yolda inip bilinmezliğe gitmek mi, yoksa 12 saatlik Pakse'ye giderek doğrudan 4000 adalara geçmek mi? Yol boyunca o kadar kararsızız ki, fikrimiz devamlı değişiyor! Son dakikada canımızın macera çektiğine karar verip, bilinmezliğe gitme seçeneğini tercih ediyoruz. 

Yaklaşık 8 saat sonra mağaraya gitmek üzere Vieng Kham'da iniyoruz. İndiğimiz yerde bir dolmuş tuktuk bizi mağaranın yakınınlarına götüreceğini söylüyor. Yerel halkla birlikte, tuktukta 1 saat geçiyor. Asıl soru şimdi ulaştığımız Khoun Kham (Na Hin) Kasabası'nda mı, yoksa mağaraya en yakın köy olan Kong Lo'da mı kalmalıyız sorunsalı.  Mağaranın yanındaki bir köy evinde kalma fikri daha cazip geldiğinden, oraya gidecek tuktuku beklemeye başlıyoruz. Yarım saat sonra gelen aracın şöforü bizi aldıktan sonra, pazar yerinde inip rahat rahat alış verişini yapıyor. 45 dakika şoförün alışverişini bekledikten sonra hava yavaştan kararmaya başlıyor. Biz ise stresliyiz, acaba kalacak yer bulur muyuz diye. Karpuzundan balığına alan şoför nihayet geliyor ve biz 1 saat daha yol gidiyoruz. 

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5880x

Köye ulaştığımızda hava kararmış, başlıyoruz kalacak bir yer soruşturmaya. Köy evlerine misafir olmak için geç bir saat olduğunu üzülerek öğreniyoruz. Yaklaşık 20 dakikalık arayış sonunda ferah bahçeli bir konukevinde karar kılıyoruz. Hemen yiyecek bir şeyler söyleyip, bahçede oturuyoruz. O sırada konukevinin duvarında avlanan yarım metre uzunluğundaki dev kertenkele, bize arkadaş oluyor.

Akşam, hem yorgunluktan öldüğümüz, hem de  sabah erkenden kalkıp şu meşhur mağarayı görmek istediğimi için erken bitiyor.

11.02.2014

Kong Lo Mağarası

Sabah biç beklemediğimiz üzere sağanak yağışla uyanıyoruz. 8'de mağaranın içinde bulunduğu parkın önüne gelene kadar sırılsıklamız.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5599x

Ortalıklarda bizden başka kimse görülmüyor. Giriş için adam başı iki biner kip verip, içeri giriyoruz. Normalde motorlu kayıklar üç kişi kiralansa da, ortalıklarda bir 3. kişi olmadığından alın feneri ve can yeleği de verilen motorlu kayığı yüz bin kipe kiralayıp, mağaraya yürümeye başlıyoruz. Yeşillikler içindeki nehri tahtadan bir köprüyle geçerek yaklaşık 5 dakika içinde mağaranın içine ulaşıyoruz.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5607x

Mağaranın ağzında müşterilerini bekleyen kayıklardan bizimkine binip, nihayet 2 saat sürecek gezimize başlıyoruz!

İçerisi çok karanlık, verdikleri alın fenerlerinin kendine hayrı yok. Allahtan kendi alın fenerlerimizi de getirmişiz, o şekilde karanlık mağaranın içini daha ayrıntılı görmeye çalışıyoruz. İlk 5 dakika sonra motor bizi ışıklı bir yerde bırakıyor ve yaya olarak mağaranın kuru alanlarını gezmeye başlıyoruz.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5767x

Burası bölge bölge ışıklandırılmış olduğundan, fenere bile ihtiyaç yok, hatta arada renki ışıklar kullanılarak görüntü daha etkileyici hale getirilmiş.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5944x

Öğreniyoruz ki bu mağaranın uzunluğu 7.5 kilometreymiş. Bazı yerlerde yüksekliği 100, genişliği ise 90 metreyi buluyormuş.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5639x

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5938x

Şekil şekil dikit ve sarkıtlar, mağaraya ayrı bir hava katıyor.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5650x

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5644xBurayı yaklaşık 20 dakika gezip, motora geri biniyor ve yaklaşık 25 dakika kadar karanlık mağarada yol alıyoruz. Zaman zaman sığ alanlarda, kayıktan inip yürüyoruz.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5998x

Mağaradan çıkarken karanlığa alışan gözlerimizle, aydınlığa çıkmak bir süre zor oluyor. 

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5975x

Mağaranın çıkışındaki yansımalar çok güzel görünüyor.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5711x

Mağaradan çıkıp, nehirde bir süre yol alıyoruz.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5991x

Daha sonra yeşillikler içerisinde bir kafede mola veriyoruz.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5987x

Birer Laos kahvesi içiyor ve tekrar kayığımıza binerek, yola koyuluyoruz.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5977x

Karanlık mağarada geldiğimiz yolu, olduğu gibi geri dönüyoruz

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5777x

Böylece Laos'un en büyük mağarası Konglor, ziyaret ettiğimiz en büyük mağara olarak hafızalarımıza kazınıyor. Mağaradan çıkar çıkmaz girişteki nehirde biraz yüzüp, konukevine geri dönüyoruz.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5606x

Konukevine giderken geçtiğimiz yeşil tarlalar, yağan yağmur sonrası çok güzel gözüküyorlar.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5806x

Hemen bir şeyler atıştırıp, meşakkatli yolumuza bir an önce çıkmak için acele ediyoruz. Sırada Dört Bin Adalar var.

gezi_dunyaliyiz_laos_konglor_DSCF5819x

Tıka basa dolu bu her yeri açık kamyonet tuktuklarda her yanımız toz toprak içinde kalıyor. Pakse otobüslerinin kalktığı Thakkek'e fazla beklemeden araç bulabildiğimiz için hiç bir şikayetimiz yok! Yolda Kong Lo'dan Thakkek'e, oradan da Tayland'a gidecek olan Alman Lars ile tanışıyor, yol boyunca muhabbet ediyoruz. 1 saatlik tuktuk yolculuğunu takiben 1 saatlik ve 2 saatlik iki tuktuk yolculuğu daha yapıp, Thakkek'e varıyoruz. 

Thakkek otobüs terminaline varınca hemen gişelere giderek, Dört Bin Adalar'a gidecek en yakın aracı soruyoruz. Klimalı ve nispeten daha konforlu olduğu söylenen otobüsün, 18.30'da kalkacağını ve 15 saat sonra Dört Bin Adalar'a motorlu kayık kalkan kasabaya varacağını öğreniyoruz. Otobüsün kalkacağı saati terminalde bekleyerek geçiriyoruz. 

Yaklaşık 2 saat sonra gelen otobüs tıkabasa dolu! Koltuklarının dolu olmasınının yanı sıra herhangi bir bagaj servisi de olmadığından koca koca bavullar, sırtçantaları ve dahası koliler aracın arka koltuklarına istifilenmiş. Bunun yanı sıra koridora dev bir halıyı andıran, ne idüğü belirsiz, bir rulo ve başka eşyalar da koyulmuş. Otobüse sırtçantasıyla binip koridordaki rulonun üzerinde yürürken, çantanız tavana değdiği için, eğilmek zorunda kalıyorsunuz!

Koridordaki yığıntının üstüne basa basa en arkaya geçiyor, istiflenmiş çantaları düzeltip kendimize bir yer açıyoruz. Bu arada muavin minik tabureleri boş kalan santimetrekarelere yerleştirmekle meşgul. Tabureler de tükenince bizimle birlikte otobüse binen İsrailli grup, ortadaki dev halının üstünde oturmak zorunda kalıyorlar! Halimize gene de şükür edip, yola koyuluyoruz.

Bir Cevap Yazın