PUSHKAR

DSCF6912x

14.11.2014  (Jaipur -> Ajmer -> Pushkar)

Yaklaşık 1 saat süren ve uçurumlu yollarıyla zaman zaman bizi korkutan yolculuğumuz sonrası Pushkar'a varıyoruz. Hemen booking.com'dan rezervasyon yaptığımız otelin yolunu tutuyoruz. Ancak otel sahibi bize bambaşka rezervasyon yaptığımızdan kötü bir oda gösteriyor, beğenmiyor ve kendimize kalacak başka bir yer bulmak için düşüyoruz yollara!

Yaklaşık yarım saatlik bir gezinti sonrası günlük kişi başı 350 rupiye harika bir otel buluyoruz (Paramount Hotel). Hemen sırtçantaları bırakıp Pushkar'ı keşfetmeye çıkıyoruz. Her ne kadar hava kararıyor olsa da bu küçük kasabanın bize ilk hissettirdiği huzur oluyor.

DSCF6659x

Gün batımından sonra her köşeden yükselen davul sesleri kasabayı dev bir tapınak havasına sokuyor. Bir diğer dikkat çeken nokta ise Batılı tarzda dükkanların, restoranların ve turistlerin fazlalığı oluyor. Bakkallarda satılan ürünler bile bir anda tamamen değişip, Nutella, ithal çikolatalar, çaylar, kahveler ve kozmetik ürünleri oluveriyor. İki tip turist profili dikkat çekiyor. Birincisi zengin, şık ve turla gelenler, ikincisi ise hippiler.

DSCF5328x

Çok açız, hemen bir restorana gidip halen bıkmadığımız "thali"den söylüyoruz. Restoranlar genelde teraslarda, Pushkar Gölüne nazır konuşlanmış. Çok güzel bir manzara eşliğinde lezzetli ve huzurlu bir akşam yemeği sonrası artık odamıza çekilmeye hazırırız!

15.11.2014  (Pushkar)

Sabah geç kalkıp biraz oyalandıktan sonra otelimize çok yakın konumdaki kutsal gölde gezmeye başlıyoruz. Pushkar küçücük bir yer ancak hem kasabanın etrafında kurulduğu kutsal göl, hem de Hinduizm'de çok önemli bir yeri olan yaratıcı tanrı Brahma'nın dünyadaki tek tapınağının burada olması nedeniyle Hinduların çok değer verdikleri bir kasaba.

DSCF4996yx

Bir çok Hindu burayı Pushkar Gölü’nde arınmak amacıyla ziyaret ediyor. Aynı Varanasi'de olduğu gibi bu gölün çevresinde de ghat denilen merdivenler bulunuyor.

DSCF5027x

52 ghatın da özel  bir ismi ve işlevi var. Mesela Naga Kund doğurganlık ghatı ve burada yıkananların doğurganlıklarının arttığına inanılıyor.

DSCF6677y

Pushkar’la ilgili birçok efsane var. Tanrı Brahma'nın elindeki nilüfer çiçeğini düşürmesi sonrası bu gölün oluştuğu inancı yaygın. Burada bir de meşhur bir deve panayırı düzenleniyor. Her yıl Ekim – Kasım aylarında düzenlenen bu panayır Hindistan'ın en büyük ve renkli etkinliklerinden. Binlerce deve süsleniyor, hazırlanıyor ve türlü etkinliklerle satışa çıkarılıyor. Biz ise bu etkinliği sadece 1 hafta ile kaçırdığımız için üzgünüz. Kısmet başka panayırlara…

Hızlıca bir şeyler atıştırıp, göle gidiyoruz. Ghatları dolaşırken de ayakkabılar çıkartılıyor. Dikkat ederseniz inek kakalarına basmamayı başarabiliyorsunuz. Tüm gölü tavaf ediyoruz. Sabah erken vakit olmadığından göl sakin, hacılar ibadetlerini çoktan bitirmiş.

DSCF6652x

Gölün hepi topu 1000 metrelik kıyısını gezene kadar on küsür kez durdurulup, Hintlilerle fotoğraf çektirmek bizi yoruyor ama çektirmemek için harcayacağımız efor daha fazla olacağı için pasif şekilde kabul ediyoruz her ricayı.

DSCF6811x2

Boynumuzda fotoğraf makineleri şehri keşfetmeye devam ediyoruz. Saatlerce dolaşıyoruz, Pushkar Hindistan’ın diğer kentlerine göre gerçekten çok sakin. Hava hafiften kararmaya başlayınca Brahma Tapınağı’nı gezmeye karar veriyoruz.

DSCF6561x

Oldukça mütevazi gözüken tapınağın girişinde Brahma dört yana bakan dört kafasıyla bir nilüfer çiçeğinin içinde oturmuş bizi bekliyor. Tapınağın çevresinde vereceğiniz bahşişlerle geçinen ayakkabı emanetçileri ve Brahma'ya götürmeniz için çanakta gül yaprakları satıyorlar. İçerisi de oldukça sade; ibadet edenleri seyredip, bir şeyler yemek üzere göl manzaralı restoranlardan birine gidiyoruz. Son günlerdeki favorimiz ıspanak yemeklerinden harika bir seçkiyi, sarımsaklı ekmekleriyle katık ederek bir güzel yiyor, otelin yolunu karnımız tok, sırtımız pek bir şekilde tutuyoruz.

16.11.2014  (Pushkar)

Sabah hacıların Pushkar gölündeki ibadetlerini izleme hevesiyle 05:00’te uyanıyor ve hemen göle gidiyoruz. Hava inanılmaz soğuk, herkes kocaman battaniyelere sarılmış şekilde sokaklarda.

DSCF6819y

Buz gibi yerlere basmak bizi kendimize getiriyor ve insanları izlemeye koyuluyoruz. Varanasi kadar cümbüşlü bir ortam yok diye düşünürken bir Brahmin elimize çiçekler tutuşturarak, bizi gölün kıyısındaki ghatlardan birine buyur ediyor, itiraz etmiyoruz.

DSCF6708y

Gölün kenarına bağdaş kurarak törene başlıyoruz. Brahmin'in söylediklerini tekrar ederek, ailemiz ve kendimiz için dua ediyor, kutsal göle gül yaprakları ve hindistan cevizi armağan ediyoruz. Brahmin bileklerimize törenine katıldığımıza dair birer bileklik ip bağlıyor. Tabi ki bir Hindistan klasiği olarak bağış (donation) adı altında ücret talep ediyor. Ne kendimizi ne de onu üzmeyecek bir miktarda anlaşıp takdim ediyoruz. Brahminle bir süre daha sohbet edip, insanları izlemeye koyuluyoruz. Bir süre sonra burnumuza gelen zencefilli chai kokusuna daha fazla karşı koyamıyor ve chai satan gencin yanında alıyoruz soluğu. Satıcı ile beraber kaynattığımız chai enerjimizi yerine getiriyor ve yorulana kadar tüm kasabayı gezmeye karar veriyoruz. Bir yandan harika ışık oyunları, diğer yandan devamlı çalan ritmik davul bizi başka alemlere götürüyor. Yorulduğumuzu hissettiğimizde otele geri dönüyor, kalan işlerimizi yapmaya koyuluyoruz. Balkona çıkmak için odamızın kapısını açtığımzda yüz yüze geldiğimiz siyah suratlı, uzun kuyruklu maymunlar, ilk etapta insanı korkutuyor doğrusu.

10388076_10152514394337183_1315925320767450098_nx

Bir kaç saat sonra merkezdeki başka bir Jain tapınağını görmek üzere evden çıkıyoruz. Maalesef tapınak kapalı, gene de görülecek bir çok yer var. Biraz oyalanıp Pushkar'ı yukarıdan gören bir tepede güneşin batışını seyretmek üzere yola koyuluyoruz.

DSCF5035x

Burada da rengarenk süslemeleri ile deve dolmuşları bizi karşılıyor. Yaklaşık 1 saatlik bir yürüyüş sonrası tepeye ulaşıyoruz.

DSCF6924x

Küçük gölü ve  mütevazi evleriyle tüm Pushkar karşımızda.

DSCF6919x

Burada güneşi batırıp, Pushkar'daki son akşam yemeğimizi yemek üzere gene göle karşı bir restoranda buluyoruz kendimizi. Sabah erkenden kalkıp Jodhpur'a giden bir otobüse binmemiz gerekiyor, çok oyalanmadan odamıza dönüyor ve hiç susmayan davul seslerini dinleyerek uykuya dalıyoruz.

17.11.2014  (Pushkar -> Jodhpur)

Sabah erkenden kalkıp, sırtçantaları sırtımızda düşüyoruz yollara. Otobüs terminaline bizimle birlikte Jodhpur'a gidecek bir turist topluluğu ile varıyoruz. Hemen kendimize getirici zencefilli bir chai söyleyip, otobüsün kalkış saatini beklemeye koyuluyoruz. Otobüsün bitirim muavini genç yaşından beklenmeyen kalın sesiyle yeri göğü inletiyor. Bir geliyor Cenk'in gözlüğünü takmak için istiyor, bir geliyor şakalar komiklikler yapıyor. Neyse ki zaman hızlı geçiyor ve otobüse biniyoruz.