Anuradhapura

16.12.2014  (Kolombo -> Anuradhapura)

Sabah erkendenden kalkıp 8 otobüsüne biniyoruz. Otobüsümüz rengarenk, dini motiflerle, mini heykellerle süslü. 

DSCF0397-001x

Hedefimiz; 4. ve 11. yüzyıllar arasında Sinhalalar'ın başkentliğini de yapmış, UNESCO kültürel miras lisetesinde yer alan Anuradhapurna'ya gidip, oradaki arkeolojik kalıntıları ve dagobaları görebilmek. Sri Lanka pop müziğine doyduğumuz yol, 5 buçuk saat  sürüyor. bu arada kalacağımız konukevini de ayarlıyoruz.

ANURADHAPURA

Kente ardıktan sonra bizi kalacağımız konukevine götüren tuktuk şoförü, Anuradhapurna’da uygun fiyata tüm ziyaret edilecek yerleri rehber eşliğinde gezebileceğimiz bir tur ayarlayabileceğini söylüyor. 

Öğreniyoruz ki Sri Lanka hükümeti ülke turizm açısından popülerleştikten sonra ören yerlerine giriş ücretlerini astronomik düzeyde yükseltmiş. Asimetrik olan bu yükseliş bazı yerlerde turistler için ’ye varabiliyormuş. Anuradhapurna da giriş ücreti ile bu yerlerden biriymiş. İşin asimetrik olan tarafı ise bu ören yerlerine Sri Lankalıların ya da Sri Lankalı’ya benzeyenlerin hiç bir ücret ödememesi. Sri Lankalıların da onaylamadığı bu turist kazıklama politikası yabancıları ülkeden kaçırdığı için yerel halk da tepkiliymiş. Pek çok yerde kurnaz yereller bilet kontrol görevlileri ile kurdukları düzenekler ile gezginleri daha ucuz fiyatlara içeri sokuyorlarmış. 

Fikir pek hoşumuza gitmese de rehbere ve tuktuka kadar ayarladıkları bu teklifi denemeyi kabul ediyoruz. O sırada tanıştığımız dış görünüm olarak yerel sandığımız, ancak Hollandalı olduğunu öğrendiğimiz Chesta da bizimle gelmek istediğini söyleyerek katılıyor. 

MÖ 4. yüzyıldan 11. yüzyılın başına kadar Sri Lanka'nın başkentliğini yapan Anuradhapurna, döneminde bölge için siyasi olarak güçlü bir konumdaymış. Kral Pandukabhaya tarafından planlanan bu şehir bir çok manastır tarafından çevrelenmekteymiş. Şimdilerde ise Budist dünyası tarafından kutsal addedilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Sri Lanka'daki 8 merkezden birisiymiş.

İlk durak Isurumuniya. iki tarafında süslemeleri olan merdivenlerden çıkarak tapınağa giriyoruz. Burada, kayalara yontulmuş fil heykelleri ile çevrelenmş minik bir gölet de mevcut, ayrıca kayaların oluşturduğu bir cebe bozuk para atarak dilek tutuyoruz. Isurumuniya'da ayrıca Buda'nın ayak izini görüp, küçük bir de müze geziyoruz.

DSCF0415-001x

Bir çok arkeolojik alanı ziyaret edebileceğiniz bu alana biz Ruvanveliseya Dagoba'yı gezerek devam ediyoruz. 

DSCF0409-001x

Burada Buda'nın ölüm pozisyonu heykelleştirilmiş. Bunu ayaklarının pozisyonundan ve yanıbaşındaki nilüfer çiçeğinin görünümünden anlayabiliyoruz. Ne yazık ki zaman zaman yağmurlu ve kapalı bir hava bize eşlik ediyor.

DSCF0423-001x

Birbiri ardına kocaman "dagoba"ları gezmeye başlıyoruz.

DSCF0438-001x

Dagobaların içine özel günler dışında girilmiyor. Genellikle beyaz kıyafet giyen Budistler, saat yönünde dönerek ibadetlerini sergiliyorlar.

DSCF0507-001x

Buradaki dagobalar, Nepal'de gördüğümüz pagodalardan daha sade; mesela tepesinde Buda'nın göz figürleri gibi detaylar içermiyorlar. Bu farkı rehberimize soruyoruz, koyu bir budist olan rehber bize Nepal'deki göz detayı içeren pagodalardan haberinin olmadığını söylüyor. Ayrıca sadece beyaz renkte değil, koyu renkli olanlar da görkemli yapılarıyla dikkat çekiyor.

DSCF9715x

Buradan sonra, bir dönem yüzlerce keşişe ev sahipliği yapan yapıların kalıntıları içinde dolaşıyoruz. Lavamahapaya (Brazen Palace)'da rahiplerin yemeklerinin muhafaza edildiği hazneler halen görülebiliyor. 

DSCF0489-001x

Özellikle tuvalet taşındaki zarif desenli işlemeler dikkatimizden kaçmıyor.

DSCF0448-001x

Bir zamanlar keşişlerin okulu olarak kullanılan Abhayagiri Manastırı’nda, Budistlerin önemli yapıların girişlerine yaptıkları “aytaşı”na güzel bir örnek görüyoruz.  

DSCF0450-001x

Bu taşın en dış halkasını ateş sembolleri oluşturuyor. İkinci halka fil, at, aslan ve boğa figürlerinin bulunduğu hayvanlardan mütevellit. Üçüncü halka çeşitli çiçek figürlerinden; dördüncü halka ise ağızlarında çiçekler taşıyan kazlardan oluşuyor. Beşinci halka nilüfer çiçeğini temsil ederken, en iç halka ise ölümü sembolize ediyor. 

Arada bir dönem kraliyet ailesinin kullandığı havuzlarda biraz dinleniyor, yağmurla iyice açığa çıkan yemyeşil doğayı seyrediyoruz. "Pokunas" denilen bu su tankları banyo yapmak için ya da içecek su rezervi için kullanılıyor diye düşünülüyor.  

DSCF0482-001x

Hava yavaş yavaş kararmaya başlayınca, dagobalar daha da etkileyici bir hal alıyorlar.

DSCF0541-001x

En son durağımız, Mahahivara bölgesindeki Sri Maha Bodhi yani kutsal ağaç.

DSCF9733x

Buda'nın gölgesinde aydınlandığı ağacın bir dalının M.Ö. 288 yılında Hindistan’ın Sarnath kentinden getirilip buraya ekilmesiyle yeşermiş ve halen altından desteklerle korunarak da olsa ayakta. Biz oradayken onlarca budist oturmuş dinsel bir tören içerisinde ilahiler okuyorlar.

DSCF0557-001x

Hava kararmaya başladığında biz de otele dönmeye karar veriyoruz. Yağmur arada hızlanıp, arada yavaşlıyor. Otele dönüp akşam yemeği için siparişimizi veriyoruz. Bu arada hemen önümüzde ardarda iki tane motorsiklet kazasına tanık oluyoruz. Özellikle ikincisi bizi çok korkutuyor. Hindistan'dan beri içinde bulunduğumuz "trafik nasıl olsa çok yavaş akıyor, ciddi bir şey olmaz" havası yerini "ya bir şey olursa?"ya bırakıyor, huzursuz oluyoruz. Akşam yemeğini bize rehberlik yapan Chandra ve Chesta ile birlikte yiyip, geceyi Sri Lanka ve Budizm hakkında konuşarak bitiriyoruz. 

17.12.2014  (Anuradhapurna -> Dambulla)

Sabah erken kalkıp, uzun zamandır yapamadığımız kahvaltıyı yapmak için konukevinin restoranına gidiyoruz. Özenli ve doyurucu bir kahvaltı bizi kendimize getiriyor. Hava bugün de yağmurlu. Dambulla'ya gidip gitmeme konusunda kararsızız ancak gelecek günleri de yağışlı gösteren hava durumunu öğrendikten sonra çaresizce yola devam etmeye karar veriyoruz. Aralık ayı Sri Lanka’da yağmur sezonu olmamasına rağmen günlerce sürecek yağışlardan nasibimizi alacakmışız gibi duruyor. Ne diyelim, şans her zaman gülmüyor. 

Önce posta idaresine gidip, uzun zamandır postalamak için adeta savaş verdiğimiz 5 kg.'dan kurtuluyor, sonra terminale gidip bizi Dambulla'ya götürecek otobüsü buluyoruz. Dambulla'da Budizm için önemli Dambulla mağaralarını, geniş bir platonun ortasında yer alan Sigiriya'yı ve antik dönem başkentlerinden Pollonaruwa'yı ziyaret etmeyi planlıyoruz.

Bir Cevap Yazın