24.12.2014  (Galle -> Mirissa)

Hindistan'da da karşılaştığımız bir tarafında iki, diğer tarafında üç kişilik sıra koltukların olduğu halk otobüsüne atlayıp uzun zamandır özlemini duyduğumuz deniz ve güneşe kavuşmak üzere hiç beklemeden Mirissa’ya doğru yola çıkıyoruz.

DSCF1469x

Öyle ya burası Sri Lanka gezimiz başladığından beri muzdarip olduğumuz yağmurlu havanın uğramayacağı yegane yer olarak lanse edilen Güneybatı sahillerinin, harika deniz ve kumsalları ile ünlü Mirissa kasabası. Bir taraftan heyecanlı ve ümit dolu iken, diğer taraftan bulunduğumuz yerden çok da uzak olmadığını bildiğimiz bu kasaba nasıl olacak da gittiğimiz her yerde nasiplendiğimiz yağmurdan soyutlanacak, meraktayız. 

Yaklaşık bir buçuk saat sonra şakır şukur yağmurun yağdığı Mirissa'ya ulaşıyoruz.

MİRİSSA

DSCF0710-001x

Hayal kırıklığı ve muz kabuğu…

Çantalarımız sırtımızda, kalacak bir yer arayışına giriyoruz. İlk durak sahil. Burada Goa'dan farklı olarak, kalacak yerlerin pek çoğu kumsala paralel seyreden sahil yolunun kara tarafında yer alıyor. Kumsal tarafında olanlar ise ya bütçemizi aşıyor ya da yer yok! Sahil inadımızı bırakıp, içlere doğru yürüyoruz. Hava bu kadar kötü olsa da şaşırtıcı şekilde her yer dolu. Sonradan anlıyoruz ki bu doluluğun hali hazırda Avrupa ve Amerika'daki Noel tatiline denk gelmesiyle yakından bir ilgisi var. Sağanak yağışlı havada ülkeyi rahat gezemeyenlerin en azından deniz kıyısında yağmurun tadını çıkarmak için sahil kasabalarını doldurduğu da bir gerçek.

Sorduğumuz sayısız yer sonra içimize sinen, sahile yakın, kocaman balkonlu bir aile işletmesi oluyor. Yağmurun dineceğine inancımız tam olduğundan günü uzun zamandır ertelemek zorunda kaldığımız çamaşır yıkamaya ayırıyoruz. Saatlerce uğraşıp, sırt çantalarımız da dahil yanımızda ne var ne yoksa her şeyimizi yıkayıp, itinayla odamızın içine ve dışına asıyoruz. Ancak hesaba katmadığımız bir şey var. Havanın aşırı nemli olmasından mütevellit çamaşırlar kurumak bilmiyor. Saatler boyu yerlere damlayan sular kurumuyor; odanın içinde su gölcükleri oluşuyor.

IMG_4457xx

Kurumayı hızlandırsın diye köklediğimiz tavan vantilatörü nedeniyle gecenin ilerleyen saatlerinde soğuktan tirtir titrer hale geliyor Çağla cennet(!) Mirissa'da. Özellikle bu husustaki en büyük korkumuz daha önce Rize'de yakından deneyimlediğimiz kurumamaya direnen çamaşırların tüm emek sarfiyatına inat nem kokması sorunsalı. Biliyoruz ki bunlar böyle şıpırdamaya devam ederlerse, nem kokmaları işten bile değil! Yarın havanın açacağını umut ederek, bu akşamın moral bozucu havasını sahile gidip güzel bir yemek ile dağıtmak istiyoruz. Burada da kumsala koyulan tezgahlardan balık ve deniz ürünlerini seçerek yeme ekolü aynen Goa ve Varkala'daki gibi uygulanıyor.

IMG_4386x

Güzel bir balık ziyafetinden sonra "ıslak" odamıza geri dönerek geceyi sonlandırıyoruz.

25.12.2014  (Mirissa)

Sabah kalktığımızda geceden itibaren başlayan yağmurun hız kesmeden yağmaya devam ettiğini görüyoruz. Pansiyon sahibinin odamıza getirdiği kahvaltımızı yaptıktan sonra geniş balkonumuza kuruluyoruz.

IMG_4418x

Madem yağmur ısrarla bu kadar şiddetli yağmaya devam edecek biz de o dinene kadar seve seve birikmiş işlerimizi yaparız diye düşünüyoruz. Bu arada çamaşırlar halen sırılsıklam, yerler hala ıslak. Mükellef kahvaltımızı yaparken, yağmurun dinlendirici tınısı hoş geliyorsa da, geçen saatlere inat, yağmur bugün bir türlü dinmek bilmiyor! Gün Hıristiyanlar için önemli sayılan Noel olduğundan akşam bir çok yerde özel yemekler ve kutlamalar düzenlendiğini hatırlıyoruz. Ancak yağmur o kadar şiddetli yağıyor ki, yapacağımız en iyi şeyin evde dinlenmek ve kalan işleri bitirmek olduğunu kabul etmek zorundayız.

Çekilen fotoğrafları düzenlemek, bütçe hesaplaması yapmak ve gezi yazılarını yazmak gibi işler her gezgin gibi bizim de zamanımızı ayırmamız gereken faaliyetlerden. Zaman hızlıca akıp gidiyor, doğrusu burnumuzu dışarıya çıkarmak bile istemiyoruz. Tüm günü yağmur sesi eşliğinde tost ekmeği ve krem peynir yiyerek bitiriyoruz. 

26.12.2014  (Mirissa)

Sabah kalktığımızda keyfimiz biraz daha yerinde, yağmur dünkü kadar yağmıyor ve bulutlar çok moral bozucu gözükmüyor. Kahvaltımızı yayıp kendimizi uzun zamandır özlemini çektiğimiz sahile atmak istiyoruz. Ama önce, pansiyon sahibinin kızıyla oynuyoruz.  

DSCF0708-001xx

Çamaşırlarımız korktuğumuz gibi 2 günün sonunda halen tam kurumamış ve beklediğimiz nem kokusu tatlı tatlı hissedilmeye başlanmış! Hiç moral bozmadan hazırlanıp deniz kenarına gidiyoruz.

DSCF0741-001x

Sahil beklediğimizden daha kalabalık!

DSCF0730-001x

Noel tatilini fırsat bilip gelenler moral bozucu yağmurlu günler sonrası bizim gibi kumsalın yolunu tutmuş olmalılar diye düşünüyoruz. Hiç vakit kaybetmeden kendimizi dalgalı denize atıyoruz.

DSCF0726-001x

Bütün gün sahil kenarında oyalanıp etrafı keşfetmeye çalışıyoruz.

DSCF0757-001x

Sahile çekilmiş onlarca balıkçı kayığı ile karşılaşıyoruz.

DSCF0759-001x

Keşfimiz sırasında kayalıklarda dolanan yüzlerce yengeç görüyoruz.

DSCF0748-001x

Sahilde yakın bir ada buluyoruz. Bu minik adaya çıkan merdivenler, toprak kaymalarından nasibini almış. "Tehlike" yazan bir tabelayı pas geçip, dikkatlice yukarı çıkıyoruz.

DSCF0807-001x

Adanın tepesinden tüm sahil gözüküyor.

DSCF0797-001x

Akşam olduğunda ise sahlde dolaşıp, müzik gelen mekanlara şöyle bir bakıyoruz.

IMG_4403x

Mirissa ile Sri Lanka'ya veda ettiğimizi hatırlayıp güzel bir balık ziyafeti ile geceyi sonlandırıyoruz. 

27.12.2014  (Mirissa -> Colombo ->Bangkok)

Sabah kalkıp tatlı tatlı nem kokan eşyalarımızla çantalarımızı hazırlayıp, televizyonundan bizdeki 90'lı yılları hatırlatan romantizm yüklü kliplerin döndüğü otobüse atlayıp Kolombo'ya doğru yola çıkıyoruz. 

DSCF1476x 

Kolombo'da geçen kalışımızda bize muhteşem bir ev sahipliği yapan Pınar'la buluşacağız. Ülkenin yegane otoyolunda yaklaşık 3 saatlik yolculuk sonrası Kolombo'ya varıyoruz.

 

KOLOMBO

Sahile paralel meşhur Galle Caddesi'nde dolanırken, sömürge dönemi yapılarını görüyoruz.

IMG_4459x

Yaklaşan seçim nedeniyle açık olan siyasi partilerin irtibat bürolarını görüyoruz. Halen devlet başkanı olan Mahinda'nın seçim afişlerinde hedef 2020'yi işaret ediyor. 

IMG_4463x

Sonra, buraların meşhur kafesi "Barefoot"ta Pınar ile buluşup hasret gideriyoruz. Oradan eve geçiyor, Pınar ve arkadaşları ile geçen güzel bir geceden sonra havalimanında alıyoruz soluğu. Kolombo Havalimanı'nda "tanıdık"larla karşılaşıyoruz.

IMG_4480x

Kolombo ile Bangkok uçakla yaklaşık 4 saat sürüyor. Herşey yolunda giderse sabaha karşı Bangkok'a ulaşacağız. Çağla yolda film keyfi yaparken, Cenk günün yorgunluğunu uyuyarak atmaya çalışıyor.

Yine yeni bir ülke.

Çok da güzel, çok da heyecanlı!