Sri Pada (Adam’s Peak)

21.12.2014  (Kandy -> Sri Pada (Adam's Peak))

Sri Pada, hem Budistler ve Hindular, hem Müslümanlar, hem de Hıristiyanlar için kutsal kabul edilen bir tepede bulunuyor. Budistler bu ayak izinin "Buda"nın, Hindular "Shiva"nın, Müslümanlar "Adem"in, Hıristiyanlar ise “Adem”in ya da “St Thomas”ın (Sri Lanka'ya Hıristiyanlığı ilk getiren kişi) ayak izi olduğuna inanıyorlar. 2243 metre yükseklikte bulunan bu ayak izine benzer yapının orijinalinin her ne kadar yer altında değerli taşlarla birlikte bulunduğuna inanılsa da, yaklaşık bir buçuk metre uzunluğundaki replikasını görmek için genellikle gece 1.30 gibi tırmanışa başlanıyor ve sabah karşı güneşin doğuşu tepeden izlenerek bu ritüel tamamlanıyor. Yani Kandy’de Buda’nın dişinin aslını göremediğimiz gibi burada da Adem’in de ayak izini göremiyoruz.

Yolumuz kısa olduğu için tekrar şansımıza güvenip, rezervasyonsuz 2. sınıf biletlerden alıyoruz. Ama bu sefer hiç şanslı değiliz! Tren inanılmaz kalabalık. Bulabildiğimiz tek yer vagonun çıkış kapısının karşısında tuvaletin hemen önünde; ve elbete ayaktayız.

IMG_3990x

O kadar ki sırt çantalarımızı yan yana bile koyamıyor, üst üste dikiyor ve sarılıyoruz. Ama bizi asıl şanssız yapan bindiğimiz istasyonda arızalanan trenin hareket etmeden önce yaklaşık 2 saat rötar yapması oluyor. Neyse ki trenin içi çok şenlikli. Çığırtkan satıcılar, kapıdan sarkmak suretiyle seyahat etmeyi tercih eden çılgın gençler ve diğer turistler gibi biz de zaman geçirmeye çalışıyoruz. 

Normalde iki buçuk saatte alacağımız yolu, bu rötarla şanssız bir şekilde dört buçuk saatte alsak da moralimiz yerinde. İndiğimiz Hatton tren istasyonundan oteli ayarladığımız Dalhoise’ye yaklaşık 1-2 saatlik yolumuz daha var. İstasyona yolcu getiren otelin şoförünün talep etmediğimiz halde bizi istasyonda beklediğini fark etsek de istediği 1000 rupi gibi fahiş fiyatı kabul etmiyor ve kişi başı 25’er rupiye şansımıza hemen hareket edecek olan Dalhoise otobüsüne atlıyoruz.

IMG_4011xx

Yolculuğumuz otobüsle bir saatten daha uzun sürecek olsa da umurumuzda değil. Yerel halk ile sohbet ede ede yolumuza devam ediyoruz.

SRİ PADRA (ADAM'S PEAK)

2 saat süren yolda otobüs bizi tam da kalacağımız otelin önünde indiriyor. Otel tahmin ettiğimizden çok iyi; neredeyse lüks denilebilir. Özellikle ertesi gün Adam's Peak'e çıkacak maceracı gençlik açık büfe sunan restoranın tüm masalarını doldurmuş, ateşli ateşli gecenin planını yapıyorlar. Karnımızı doyurduktan sonra biz de kendi planımızı yapmak üzere odamıza geçiyoruz. Aslında bir yanımız gece 2 gibi tırmanmaya başlamaktan yana olsa da o saatte kalkabileceğimizden pek emin değiliz. Geç tırmanmaya başlarsak güneşin doğuşunu kaçıracağımız kesin ama erken başlamamızın da garantisi yok. Malum Sri Lanka’da hava günlerdir yağışlı. En sonunda saatimizi gece 1'e kurarak, kaçta uyanırsak o saatte çıkacağımız kararına varıyoruz. 

22.12.2014  (Sri Padra (Adam's Peak) -> Kolombo -> Galle)

Yaklaşık 4 saat sonra çalan zil bizi uyandırıyor. Küçük bir çanta yapıp yola koyuluyoruz.

IMG_4039x

İnternetten okuduklarımıza bakılırsa zorlu blr yol bizi bekliyor. Bulunduğumuz otel Wathsala Inn’de belirtildiği üzere, 2,243m yükseklikteki zirveye, otelden ayrıldıktan sonra 5,831 basamaktan oluşan 11km’lik yolu takip ederek ulaşacağız.

Yolun hemen başında "Uzanan Buda" heykeli bizi karşılıyor.

IMG_4037x

Girişte Budist rahipler bir takım dualar mırıldanarak sağ bileğimize beyaz bir ip bağlayıp bağış topluyorlar. 

IMG_4029x

Yol boyunca küçüklü, büyüklü bir çok Buda heykeli bizi karşılıyor.

IMG_4027xx

Önce geniş başlayan, iki tarafında gecenin o saatinde kah açık kah kapalı dükkanların olduğu yolda yürümek bizi çok zorlamıyor. Yükseldikçe yol dar ve dik bir hal alıyor. Zaman zaman yukarıda ibadetlerini tamamlayarak inişe geçtikleri anlaşılan beyaz kıyafetleri içinde güleryüzleriyle bize selam eden ve az kaldı diye yüreklendiren Budist hacılarla karşılaşıyoruz. Genci, yaşlısı, çocuğu hangi saatte bu yolu çıktılar da şimdi inişe geçtiler diye de düşünmeden edemiyoruz. Yolda 15 – 20 dakikada bir çay/kahve molası verebileceğiniz mekanlar mevcut.

IMG_4067x

Bizim gözümüz o kadar korkmuş ki hiç ara vermeksizin yaklaşık 2 saatte son 20 dakikalık yola girdiğimizi anlıyoruz. Bu arada geleceğini yavaş yavaş yağarak belli eden yağmur hızını feci şekilde arttırıp yağmaya başlıyor. Biz de güneşin doğuşuna 1,5 saatten fazla zaman olmasından hareketle, yol üstündeki mekanlardan birine girip birer sütlü çay söylüyoruz. Moralimiz iyi, performansımız hiç fena değil, yol neredeyse bitti ve biz o kadar da çok zorlanmadık. Cenk'in birini ta Nuwara Eliya'da bulup, buraya kadar taşıdığı; diğerini ise tırmanışın başında azmedip çalıların arasından bulup çıkardığı değnekleri, baton gibi kullanmamızın tırmanışımızı ne kadar kolaylaştırdığını düşünmeden edemiyoruz.

Çaylarımızı içtikten sonra tekrar tırmanışa geçiyor ve kalan 20 dakikalık son ve zorlu parkuru da bitiriyoruz.

IMG_4102x

Bu arada yağmur şiddetini azaltarak yağmaya devam ediyor. En tepede yoğun sis, ortamı daha da gerçeküstü kılıyor doğrusu.

IMG_4109x

Dondurucu soğuğa rağmen ayakkabılarımızı çıkarıp Buda'nın ayak izinin olduğu minik mabede gidiyoruz. Ayak izinin olduğu yerin üstü rengarenk kumaşlarla kaplanmış, pek bir şey görülmüyor. İnsanlar dua edip, bağış veriyorlar. Biz de burada biraz oyalanıp etrafı gezmeye koyuluyoruz. Ne de olsa gün doğumuna daha çok var. 

IMG_4114x

Aslında zirvede gezecek fazla yer yok. Kendimize nispeten kuru bir yer bulup gün doğumunu beklemeye koyuluyoruz.

IMG_4069x

Çok ümitli değiliz çünkü hava pek iyi sayılmaz ve inanılmaz bir sis var, göz gözü görmüyor. 

DSCF0524-001x

 Bu arada Budist hacılar güneş doğmaya yakın davullar eşliğinde seromoniye başlıyorlar.

DSCF1273-001xx

Bembeyaz kıyafetli hacılar önümüzden teker teker geçerlerken, bize de onları fotoğraflamak düşüyor.

DSCF1268-001xx

Dakikalar ilerledikçe ümidini kaybedenler yavaş yavaş inişe geçmeye koyuluyorlar. Biz ise inatçıyız, son ana kadar bekliyoruz; ama maalesef sonuç değişmiyor.

DSCF1275-001x

 Ve işte gün doğumundaki manzaramız!

DSCF0525-001x

Bu arada Çağla o kadar üşüyor ki, her üşüdüğünde olduğu gibi gene parmaklarını hissetmemeye başlıyor. Biz de artık inatlaşmanın bir anlamı olmadığını düşünerek inişe geçenlere katılıyoruz.

DSCF1283-001x

Yolda yemyeşil çay bahçeleri, renkli çiçekleriyle değişik türden ağaçlar ve minik evlerin hoş manzaralarıyla yürüyüş daha eğlenceli. Bir hayli alçaldıktan sonra, zirveyi saran sisin dağıldığını görüyor; keşke biz oradayken hava açılsaydı diye iç geçiriyoruz.

DSCF0605-001x

İnerken karşımıza çıkan ağaçlarda, arı kovanları görüyoruz.

DSCF1289-001x

DSCF0598-001x

Bir süre sonra, dağılan sisin arasında etkileyici bir pagoda beliriyor.

DSCF1332-001x

İniş yolunda karşımıza çıkan rahipler oldukça sempatikler.

DSCF0602-001x

Arada yağan sağanak yağmur bizi sırılsıklam ıslatsa da keyfimiz yerinde. Uzaktan Adem tepesi, doruğundaki sis bulutuyla oldukça güzel görünüyor.

DSCF1309-001x

Arada portakal renkli kıyafetleriyle gördüğümüz Budist rahipler sabahki işlerine dalmışlar.

DSCF1323-001x

Yavaş yavaş inişimiz yaklaşık 3 saat sürüyor. Yolda nedense rengarenk peluş oyuncaklar satan bir çok dükkan sıralanmış.

DSCF1341-001x

Fazla vakit kaybetmeden oteldeki eşyaları topluyor, bizi Kolombo'ya götürecek otobüse bineceğimiz Hatton kasabasına doğru yerel halk otobüsüne atlıyoruz. Amacımız Kolombo’da otobüs değiştirerek Güneybatı sahillerini ziyaret etmek.

DSCF1374-001x

Yeşil Adem Tepesi'ne harika manzaralar eşliğinde veda ederek, Galle kasabası için tekrar yollara düşüyoruz.

 

Bir Cevap Yazın