DONG HA (DMZ)

15.02.2015  (Hue -> Dong Ha -> Hanoi)

Güne hava aydınlanmadan 5 buçuk’ta başlamak zor gelse de başka çaremiz yok. Hızla hazırlanıp otelden ayrılışımızı yapıyoruz. 6:30’da otelden alınarak tura başlayacağımız söylense de 7:15 gibi otelden alınıp 8’e kadar bir kafede ekmek arası yağda yumurta yedirilmek suretiyle bekletiliyoruz. Boşu boşuna bir buçuk saat erken uyanmış olmanın gerginliği ile rehbere söylenerek başlıyoruz gezimize. Allah kimseyi uykusuz bırakmasın!

Dong Ha kentine vardığımızda saat 9:30’u gösteriyor. Molanın ardından “Ho Chi Minh trail” olarak adlandırılan güzergaha giriyoruz. İlk durağımız “Rockpile” olarak bilinen 200m yüksekliğindeki tepe. Burası Amerikan birliklerinin platoyu gözetlemek için kullandıkları ve sadece helikopter ile ulaşılabilen, tüm bölgeye hakim bir nokta.

DSCF2846-001x

Aracımızın ikinci durağı bir azınlık köyü oluyor. “Bru”lar Vietnam’da yaşayan onlarca azınlık topluluktan biri. Onlar da diğerleri gibi 1942’de başlayan savaşlardan önce ormanlık alanlarda kendi hallerinde yaşarlarken, savaş sonrası kurulan sosyalist devlet onları kolay sağlık ve eğitim hizmeti alabilecekleri ve tarım yapabilecekleri bölgelere yerleştirmiş. Rehberimizin söylediğine göre bu hem onlar hem de ülkeleri adına olumlu bir gelişmeymiş, tabi bunu bir de onlara sormak gerek!

Yola paralel seyreden Quang Tri Nehri, 1954’de Kuzey ve Güney Vietnam arasında çizilen sınırdan yaklaşık 30km. güneyde bulunuyor.

DSCF3843x

Ho Chi Minh yönetimindeki Kuzey Vietnam 1959’de Güney Vietnam’a girerek sınırı daha aşağıya taşımayı başarmış. Nehre paralel yolculuğumuz Dak Rong Köprüsü’nde verdiğimiz moladan sonra sona eriyor. Bu köprü bir zamanlar kuzeyden, güneye geçiş sağlayan ender hatlardanmış.

DSCF3841x

Yol boyunca karşılaştığımız çorak tepeler Amerikan Hava Kuvvetleri’nin uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak kullandığı “napalm” ve “portakal gazı”nın etkilerini apaçık gözler önüne seriyor. Daha önce 10 ila 50 metre yüksekliğinde ağaçlara ev sahipliği yapan balta girmemiş ormanlar, kullanılan kimyasal silahlar nedeniyle yok olmuş.

DSCF3852x

Dahası, bu silahların kullanılmasının üzerinden 60 yıla yakın zaman geçmiş olduğu halde halen bitki örtüsü kendini toparlayamamış. Vietnam’da 2000’li yıllarda dahi görülen doğumsal anomalileri de bu şekilde açıklıyorlar. Yerli halkın ne olduğunu bilmeden bulup mutfaklarında kullandığı boş kimyasal tanklar, onların ağır bedeller ödemelerine yol açmış. Bir çok sakat doğumun sebepleri arasında bu naif cehalet yatıyormuş. 

Khe Sanh Harekat Üssü, Kuzey Vietnam ordusunun Amerikan ordusuna ağır kayıplar yaşattığı cephelerden birisi. Vietnam – Laos sınırına yakın olan üs, Kuzey Vietnam ordusunun Laos üzerinden olabilecek olası askeri geçişleri engellemek amacıyla kurulmuş. Yaklaşık 15 yıl önce Fransızlara karşı benzer bir galibiyet kazanan Kuzey Vietnam ordusu, karasal ulaşımın zor olması ve bozuk hava koşulları nedeniyle hava desteği alınamaması sayesinde Amerikan ordusunu kapana sıkıştırmış. Asıl amaçları ise Laos sınırında Amerikan ordusunu oyalarken alternatif yollardan Güney Vietnam’a inmekmiş. Başarılı da olmuşlar. Sırasıyla üsteki müzeyi, siperleri, zırhlıları ve hava araçlarını gezip Kuzeye doğru yola devam ediyoruz.

DSCF3860x

DSCF2870-001x

DSCF3870x

Üzerinden geçtiğimiz Hien Luong Köprüsü, 1954’ten 1975’e Kuzey ve Güney Vietnam sınırını oluşturan Ben Hai Nehri üzerinde yer alıyor.

DSCF3961x

Sıradaki durağımız Vinh Moc Tünelleri.

Ben Hai Nehri’nin Kuzey ve Güneyindeki ilk 5’er kilometrelik alanlar “Demilitarized Zone” yani askerden arındırılmış bölge olarak geçiyor. Kuzeyde bu sınırın hemen bitiminde yer alan köyler, yeraltı tünel ağlarına sahipler.

DSCF2956-001x

Bu bölge, Amerikan Hava ve Deniz Kuvvetleri tarafından ağır bir şekilde bombalandığı için bir çok tünel barındırıyor. Bölgede yaşayan köylüler hasatlarının büyük kısmını Güneyde ülkeleri için savaşan Vietkong gerillalarına gönderiyorlarmış. Denizin hemen kıyısında oldukları için de bu işi teknelerle yapıyorlarmış.

Bombardımanlar sonrası köyleri yerle bir olduğu için, vakitlerinin çoğunu yeraltında üçer katlı olarak inşa ettikleri tünellerde geçiriyorlarmış. Bu tünellerde aileler için odalar, doğum ve sağlık ünitesi, toplantı salonu, depolar ve sığınaklar mevcut. Sığınakların derinlikleri 23m.’ye kadar inebiliyormuş.

DSCF2954-001x

Dolaştığımız tünellerden çıkış yaptığımız noktalardan biri Cua Tung Queen sahili. Buradan bir süre Çin Denizi’ni izliyor, sora tünellere geri giriyoruz.

DSCF3921x

Dönüş yolunda Güney Vietnam'a geçtikten kısa süre sonra eski bir Amerikan Radyo Üssünün yakınındaki Truong Son Ulusal Şehitliği’ni geziyoruz. Birçok Kuzey Vietnam askeri üzerlerinden kim olduklarına dair bir belge çıkmadığı için “isimsiz asker” oalrak gömülmüş. Rehberimizin dediğine göre şehitlerini bulmak isteyen bazı aileler medyumlardan yardım alabiliyormuş.

DSCF3975x

Yolda mola verdiğimiz aile işletmesinde turdan ayrılıyor ve bizi Hanoi’ye götürecek otobüsümüzü beklemeye başlıyoruz. Geç de olsa gelen otobüsümüzün kaptanı ve muavini, otobüsten iner inmez yerel bir “bong” ile Vietnam tütünü içiyorlar. Dediklerine göre çok sertmiş ve kafanıza balyozla vurulmuş gibi oluyormuşsunuz. Bu nedenle yabancılara denetmiyorlarmış. Artık ne kadar doğruysa!

Bu sefer şanslıyız. Üç sıra tekli yataklar ve çift koridordan oluşan otobüsümüzün, tek kişilik rahat koltuklarına  yerleşip, akşam 8 gibi yola çıkıyoruz.Yolculuk sırasında görüyoruz ki; herkes bizim kadar şanslı değil!

DSCF3494x