Ha Long Körfezi

HANOİ

16.02.2015  (Hanoi -> Ha Long Körfezi)

Hanoi’ye vardığımızda saat sabah 7’yi gösteriyor. Otobüsten indiğimiz noktada, yanımıza iyi derecede İngilizce konuşan bir Vietnamlı gelip, dileyenleri oteline götürebileceğini söyleyerek, bizi peşine takıyor.

Otele vardığımızda girişte karşılaştığımız sırtçantalılara oteli ve yerinin merkezi olup olmadığını soruyoruz. İyi yorumlar alınca kalmaya karar veriyoruz. Her ne kadar Ha Long Körfezi'ne yarın gitmek istiyor olsak da, yarından sonra yağmurun geleceği tüyosunu aldığımızdan, çok zaman kaybetmeyip acaba Halong Körfezi’ne bugünden mi gitsek diye  düşünüyoruz. Otel bize son anda bulduğu adam başı 65'er dolarlık tur bileti satmak istiyor, çok pahalı gelse de kabul ediyor, 1 saat sonra başlayacak tura yetişmeye çalışıyoruz. 

8 buçukta gelen minibüse sığışmaya çalışıp, tekneye bineceğimiz kasabaya doğru 4 saatlik yolculuğumuza başlıyoruz.

HA LONG KÖRFEZİ

Çok rahatsız bir 4 saatin ardından, teknenin kalkacağı limanda da 1 saat kadar bekleyip, nihayet teknemize biniyoruz.

DSCF3994x

Teknede 6'şar kişilik hazırlanan masalarda ortaya getirilen koca bir çanak pilav, birkaç sebze yemeği, birer parça tavuk ve bir (1) balıktan oluşan yemeğimizi yiyor ve  mağara görmek için adalardan birine doğru yola çıkıyoruz. " Dau Go" mağarasına ulaştığımızda, rehber bize mağarayı gezmemiz için 45 dakika süre veriyor.

DSCF3039-001x

Biz de başka teknelerden gelen rehberli gruplara  karışıp, insan eliyle yapılmış hayvan şeklindeki kayaları, rengarenk ışıklar yardımıyla inceliyoruz. Bu mağaraların 700.000-11.000 yılda oluştuklarını öğreniyoruz. 

DSCF4035x

Adadan ayrıldıktan sonra yaklaşık bir buçuk saat Halong Körfezi’nin meşhur kaya adalarının arasında dolaşıyoruz.

DSCF4062xx

Burası yaklaşık 1,550 km2 büyüklüğünde, yaklaşık 3000 kireçtaşından (limestone) oluşmuş küçük adacıklar içeren ve UNESCO Dünya Mirasları Listesi'nde kendine yer bulmuş bir yer.

DSCF4063x

Burayı ilginç yapan bir başka nokta da bu kireçtaşlarının 500 milyon yıllık bir oluşumun ürünü olmaları.  

DSCF3247-001xx

Bir ara tekneden birisi, yanından geçtiğimiz bir kayanın 200bin dongluk banknotun arkasındaki resmini gösteriyor, bakın sizi nereye getirdik der gibi.

DSCF4048x

Gezimiz sırasında Fransız çift Alex ve Pierre, Ganesh, Dibrich, Zahra ve Belçikalı bir çift ile tanışıyoruz. Büyük çoğunluğu ile bundan sonraki rotamız aynı, belki de gene bir yerlerde karşılaşırız, kim bilir? Daha sonra üzerinde yerleşim de olan bir adanın yakınlarında birkaç tekne ile birlikte demir atıyoruz.

DSCF3251-001x  

Dileyenler yirmişer dakika kayak ile kayaların arasında şöyle bir dolaşabiliyor.

DSCF3189-001x

 Sonra teknelerdeki çılgın gençler suya atlamaya başlıyorlar. 

DSCF3202-001x

“Happy hour” nedeniyle alkolün yarı fiyatına tüketildiği teknelerden gelen müziğin sesi ve ritmi yükselmeye başlıyor, Daha az " genç" olan biz gibiler ise teknelerin sakin alanlarında biralarımızı içip, muhabbet etmeyi tercih ediyoruz. 

DSCF3204-001x

Saat akşam 6'dan sonra odalarımız dağıtılıyor ve yarım saat içinde yemeğe gelmemiz isteniyor. Yemeğimizi Çin’de yaşayan ve İngilizce öğretmeni olan Meksikalı bir çift ile yiyoruz. Yemekten sonra meraklı olanlar kepçe ile balık avlamak üzere teknenin burnuna geçiyor. Bir süre sonra kendimizi “asshole" isimli manidar iskambil oyununu oynarken buluyoruz. Birer çift Fransız, Hollandalı ve Türk olarak saatlerimizi geçirdiğimiz oyundan sonra masadan yavaş yavaş kopuşlar oluyor. Odamız beklediğimizden daha geniş ve güzel görünüyor. Seyahatimiz sırasında ilk kez duvarında can yeleklerinin asılı olduğu bir odada uykuya dalıyoruz.

17.02.2015  (Ha Long Bay -> Hanoi)

Sabah, kapımızı çalarak bizi kahvaltıya çağırmaları ile başlıyor. Güzel bir uyku almanın neşesiyle güverteye çıkıyoruz. Hava kapalı olsa da, manzara görülmeye değer.

DSCF3139-001y

Kahvaltıda maalesef pek dişe dokunur şey yok. Tost ekmeği, tereyağı, reçel ve ortada omlet. Üstelik içeceğimiz her şey de ekstra ücretli. Kahvaltıda bize Alex, Ganesh ve Dibrich eşlik ediyor. Bugün programa dahil hiçbir şey olmadığından, kahvaltı sonrası Hanoi'ye dönüş çilesiyle geçiyor gün. Çile demekte haklılık payımız var, çünkü organizasyon pek de iyi değil. Bizi bir o gemiden, bir başka  gemiye almalar, dakikalarca neden olduğunu bilmeden bekletmeler biraz can sıkıcı oluyor doğrusu.

Bizimse tek avuntumuz, dinlendirici manzarayı izlemek oluyor.

DSCF3127-001x

Bu bitmez çilede neyse ki gruptan bir çok kişi ile tanışıp, sohbet etme imkanı buluyoruz. Saat 11.30 gibi ulaştığımız bir kasabada, balık mıydı, tavuk muydu, tofu muydu bir türlü ne olduğuna karar vermesek de, her ne iseler kızartmaları afiyetle yiyip yarım saat kadar kasabada turluyoruz. Bu sefer görece rahat minibüslerimize yerleşerek, Hanoi'ye doğru hareket ediyoruz.

Bir Cevap Yazın