HANOİ

17.02.2015  (Ha Long Bay -> Hanoi)

Yol gidişten daha kolay geçiyormuş gibi geliyor, 4 saat olmadan merkezdeyiz. Burada gruptan kişilerle vedalaşıp, bize bu turu satan otele gidiyoruz. Söz verdikleri gibi balkonlu oda istediğimizi söyleyip, güzel bir indirimle 15$'a geniş odamıza yerleşiyoruz.

Odaya yerleşirken Cenk çantasında daha önce fark etmediği bir torba buluyor. İçine açtığında bizden mutlusu yok! Türkiye'den dönerken çok özlediğimiz için yanımızda getirdiğimiz siyah ve yeşil zeytinler bunlar! Hemen dışarı çıkıp buranın çok sevdiğimiz baget ekmekler ile domates alıp, " Hoan Kiem" Gölünün kenarında konuşlanıyoruz.

DSCF4076x

Çıkınımızdan çıkardığımız zeytin ve domatesleri, bagetimize katık ederek harika bir manzara eşliğinde, sürpriz bir akşam yemeği yaratmış oluyoruz.

DSCF4127x

Parkta herkes kendi halinde, bir süre akşam karanlığında resim yapan sanatçıları seyrediyoruz.

DSCF4107x

Karnımız tok, hava da kararmışken gece gözüyle eski şehiri gezmeye karar verip, yeni yıl hazırlıklarında iyice kalabalık olduğunu düşündüğümüz sokakları, caddeleri adım adım geziyoruz. 

İstanbul Eminönü havasında olan bir mahalleden geçerken Cenk, Vietnam usulü bir kahve demliği alıyor. Hemen yakınında, sırtçantalıların sıkça bulunduğu bir bölgeden geçerken ekmek arası döner arabaları dikkatimizi çekiyor. Vietnamlı dönerci, "Türk kebabı" yazdığını tahmin ettiğimiz (sonradan "Türkiye lezzeti" yazdığını öğreniyoruz) arabasıyla, izlediğimiz kadarıyla işinin hakkını veriyor. Dayanamayıp önce bir, sonra bir daha döner ekmek alıyoruz.

DSCF4177x

Artık yorgunluk kendini hissettirdiğinde otele dönmeye karar veriyoruz. Yolda turda tanıştığımız Ganesh ile karşılaşıyoruz. Biraz laflayıp, sabah için zeytinimizle katı edeceğimiz somun ekmek ve peynirleri  almayı unutmayıp odamıza dönüyoruz

18.02.2015  (Hanoi)

Sabah kalkıp dün geceden aldığımız zeytin, peynir ve ekmekli kahvaltımızı yapıp, yollara düşüyoruz. Bugün ay takvimine göre burada yılbaşı. Bir çok yerde gördüğümüz minik mandalina ağaçlarının koyulması adetten herhalde diye düşünüyoruz. "Chúc mừng năm mới (Mutlu yıllar)" yazıları her yere asılmış. 

DSCF3992x

Fotoğraf makinelerimizi alıp düşüyoruz yollara. İlk dikkatimizi çeken, ortasından tren rayı geçen daracık sokak oluyor.

DSCF4235x

Burada ilginç bir şeye tanık oluyoruz. İnsanlar, ellerindeki sahte dolar ve dongları ateşe veriyorlar.

DSCF4243x

Daha sonra tüm gün süren gezimizde o kadar çok bu manzarayla karşılaşıyoruz ki, bu geleneğin ne olduğunu soruyoruz. Sadece Vietnam'da değil, bir çok Asya ülkesinde var olduğunu öğrendiğimiz bu gelenekte paralar, ölmüş kişilerin ölüm sonrası huzura ermeleri için yakılmaktaymış.

DSCF4217x

Bugünün yeni yıl arefesi olmasından hareketle bir çok yerin kapalı olduğunu bilsek de şansımızı ilk olarak "Temple of Literature (Kültür Tapınağı)" için deniyoruz. Burası "Konfiçyus'unTapınağı" da denilen 1070 yılında kurulan, Vietnam'ın ilk ulusal üniversitesi.

DSCF4277x

Maalesef kapalı, ancak yarın özellikle açık olacağını, geleneksel olarak buraya ziyaret amacıyla bir çok insanın geleceğini öğreniyoruz. Sonraki istikamet Ho Chi Minh'in müzesi, ancak tahmin edileceği gibi orası da kapalı.

DSCF4295x

Biz de hemen yakınındaki "One Pillar Pagoda (Tek Sütunlu Pagoda)"ya gidiyoruz. Bu pagoda Saygon'un ikonik dinsel mekanlarından biri. Erkek çocuğu olmayan Kral Ly Thai Thong; rüyasında nilüfer çiçeği üzerinde oturmuş bir ermiş tarafından kendisine erkek bir çocuk verildiğini görür. Daha sonra evlenir ve bir çocuğu olur. O da 1049 yılında rüyasında gördüğü gibi nilüfer çiçekleriyle dolu bir gölün ortasına bu pagodayı inşa ettirir. 

DSCF4315xx

Burayı da gördükten sonra, Ba Dinh meydanındaki Ho Chi Minh mozolesine gidiyoruz. Ho Chi Minh, Saygon şehrine ismini vermiş, 1951 yılından 1969 yılındaki ölümüne kadar Komünist partinin başındaki "esas" adam. Her ne kadar Ho Chi Minh öldükten sonra yakılmak istemiş olsa da, Moskova'daki Lenin Mozolesinden esinlenilmiş ve 1973 – 1975 yılları arasında bu yapı inşa edilmiş. Biz burayı dıştan Anıtkabir'e benzetiyoruz ve maalesef buranın da içine yeni yıl sebebiyle giremiyoruz.

DSCF4338x

Ho Chi Minh'in mumyasını  görmeyi de başka zamana bırakıp, tekrar yollara düşüyoruz. Buraya gelmeden önce, yeni yılda Vietnam'da olacağımıza sevinirken, şimdi her yerin kapalı olduğunu görmek moralimizi bozuyor doğrusu. 

DSCF3460-001x

Bir süre oynayan tatlı çocuklari seyredip, daha önce görmek için program yaptığımız yerleri mecburen boş verip, biraz daha spontan gezmeye karar veriyoruz. Sokaklarda yeni yıl yemeği için haldır haldır hazırlık yapan Vietnamlılar'ı fotoğraflıyoruz.

DSCF4285y

İlk karşımıza çıkan kırmızı pagoda yani "Trấn Quốc Pagoda" oluyor. Burası; şehirdeki en eski Budist tapınağı olarak bilinen kutsal bir yer. 

DSCF4369x  

6. yüzyılda inşa edilmiş bu tapınak, yeni yıl sebebiyle geleneksel kıyafetler içinde gelenler tarafından ziyaret ediliyor. 

DSCF4397x

Acıktığımızı hissettiğimizde merkeze doğru yürümeye başlıyoruz. Tarihi kent merkezinde, bizim Nevizade'ye benzettiğimiz minik tabureli yerlerden birine oturup bir şeyler söylüyoruz.

DSCF4465x

Çok geçmeden Ha Long Bay'de tanıştığımız Alex ve Pierre de geliyorlar. Pierre burada tesadüfen kuzeni Charlotte ile karşılaşmış. O da geliyor. Hep birlikte önce yeni yılı kutlamak üzere "Hoan Kiem" gölünün çevresindeki kalabalığa karışıyoruz.

DSCF3311-001x

Biz de dahil herkes günlerce önce hazırlığı başlayan yeni yıl havai fişek gösterileri için hazırız! Saatler 12'yi biraz geçtiğinde dakikalar süren bir havai fişek şovuyla bu yılın 2. yeni yılına girmiş oluyoruz.

DSCF4473x

Bir süre daha kalabalıklara karışıp, geceyi eğlenceli bir sonla noktalıyoruz.

 

19.02.2015  (Hanoi)

Sabah yeni yılın ilk gününe gezmek istediğimiz yerlerin açık olması ümidi koruyarak uyanıyoruz. İlk işimiz bir taksiye atlayıp, bugün için açık olduğu söylenen Etnografya müzesine gidiyoruz. 20 dakikalık bir yol sonrası müzenin bugün de kapalı olduğunu üzülerek öğreniyoruz. Vietnam'daki kadınların ülke ekonomisindeki rollerini anlatan "Kadın Müzesi"nin de kapalı olduğunu da telefondan öğrenince moralimiz haliyle bozuluyor. 

Bu arada dün gece Charlotte'tan, Hanoi'den Laos sınırına gitmenin kolay bir yolunu öğrendiğimizden, Cenk'in yoğun ısrarlarıyla hal-i hazırdaki Hanoi – Luang Prabang uçak biletimizi iade ederek, sınıra bir otobüsle gitmeyi planlıyoruz. Otele, bizi Laos sınırına götürecek otobüslerin kalktığı terminale nasıl gidebileceğimizi soruyoruz. Oteldeki görevli, yarın sabah erken bir saatte otobüs terminalinde olursak, biletimizi kolaylıkla alabileceğimizi söyler söylemez uçak biletini az bir kayıpla iade ediyoruz. Yarın ola hayrola deyip ilk iş Ho Chi Minh müzesinde soluğu alıyoruz. 

DSCF4485x

1990'larda yapılan bu müzede Ho Chi Minh önderliğindeki Vietnam'ın Amerika'ya karşı göstermiş oldukları zorlu mücadele anlatılıyor. Müzenin 2. katı ise daha çok komünizm destekçisi ve emperyalizm karşıtı modern sanat çalışmalarına ayrılmış. Burayı gezip hemen yakındaki başkanlık sarayına gidiyoruz.

DSCF4563x

Çok dinlendirici bir göl kenarındaki bu mütevazi hoş konut Ho Chi Minh tarafından kullanılmaktaymış. İçinde minik bir göl de olan konutta geleneksel kıyafet giyen çocuklar neşeyle poz veriyorlar.

DSCF4568x

Hemen sonrasında yol boyunca peşisıra, kocaman ağaçların bize eşlik ettikleri yoldan 1 gün önce kapalı olduğu için giremediğmiz  "Temple of Literature (Kültür Tapınağı)” na gidiyoruz.

DSCF4595xx

Ortalık kelimenin tam anlamıyla ana-baba günü. Özellikle çocuğunu kapan gelmiş.

DSCF4643xx

Her tarafta bizim ülkemizde de nostaljik bir lezzet olan rengarenk macun ve  pamuk şeker satıcıları, baloncular, oyuncakçılar. Biz de açlığımızı bastırmak üzere henüz patlatılan, patlamış mısırlardan alalım diyoruz. Tabi atladığımız bir şey var; burada yedikleri her şeye şeker koyma merakı! Neyse ki Cenk'in hoşuna gidiyor bu şekerden karamelize olmuş mısırlar. Uzun bir bilet kuyruğuna girip adam başı 30 dong vererek içeriye girmeyi başarıyoruz. Burada da bizi, eski Vietnam yazısı kullanarak yeni yıl dilekleri yazan kaligrafların önündeki sıra karşılıyor.

DSCF3708-001x

Vietnamlılar'ın bu yazıları hem eve asarak dekoratif amaçlı kullanabildiğini, hem de yeni yılda bunları birbirlerine hediye olarak verebildiklerini öğreniyoruz. 

DSCF4621x

Burada, yeni yıl coşkusuyla rengarenk giyinmiş çocukları fotoğraflarken saatler geçiyor, anlamıyoruz.

DSCF3772-001x

DSCF3761-001x

Hava kararmaya yakın kendimizi, gözümüze uzun zamandır kestirdiğimiz bir Hint restoranında buluyor, özlediğimiz Hint mutfağı ile harika bir akşam yemeği ile günü bitiriyoruz. Bakalım yarın sabah Laos'a girerken bizi neler bekleyecek.

 

20.02.2015  Hanoi (Vietnam) -> Vientiane (Laos)

Charlotte'un hem doğudaki sınır kasabalarının güzelliklerini anlata anlata bitirememesi, hem karadan sınırı geçmenin çok kısa ve kolay olduğunu söylemesi, hem de az bir kayıp da olsa tasarruf edeceğimiz inancı ile ani bir kararla uçak biletimizi değiştirmiştik. Biz de erkenden bu bilinmezlerle dolu yola çıkmanın iyi olacağını düşünerek, sabah 7'de bizi Laos sınırına götürecek otobüsün kalktığı terminale gidiyoruz.

Laos otobüslerinin kalktığı peronu sormaya çalışsak da, kimse ingilizce bilmediğinden anlaşamıyoruz. Uzunca bir uğraşı sonucu, telefondaki çeviri programlarından yardım ala ala anlaşabildiklerimiz, buradan Laos otobüslerinin kalkmadığını bize anlatmaya çalışıyorlar. Bir kaç ayrı kişiyle iletişim kurma çabamız sonucu 2 alternatif var.  Ya otel görevlisi bizi yanlış bir terminale yönlendirdi, ya da yeni yıl sebebiyle şu an bu seferler bu terminalde yapılmıyor! Sebebi ne olursa olsun, sonuç çok canımızı sıkıyor. Öyle ya bugün Vietnam vizemizin son günü. Ne yapacağımızı karar kara düşünürken çat pat da olsa ingilizce bilen bir görevli durumu anlayıp, bizi başka bir terminale yönlendiriyor. Apar topar bir taksi çevirerek bu terminale gidiyoruz. Her yerde asılı  Laos posterleri bizi umutlandırsa da burada da in ve cin beraber top oynuyorlar, kimsecikler yok! 

Aklımıza oteli aramak geliyor. Allahtan numarasını halen saklamışız. Otel görevlisi, biraz mahçup yeni yıl sebebiyle her şeyin yerinin ve saatinin değişebileceğini anlatıyor. Otele geri dönersek, merkezden kalkan ancak yaklaşık 20 saatlik bir yolla Viantiane'e varan otobüse binebileceğimizi söylüyor. Ancak bu Laos sınırına geldiğimizde vizemizin son gününü geçireceğimiz anlamına geliyor. Bunu soruyoruz, otel görevlisi vize olduğu tarih otobüse binildiğinden bunun problem olmayacağını anlatıyor, inanmak istiyoruz. 

Apar topar tekrar otele dönüyoruz. Otobüs akşam 16.30'da kalkıyor, Luang Prapang yerine Viantiane'e gidiyor,  yol en az 20 saat sürüyor ve vizemizin tarihi geçiyor. Anlıyoruz ki sadece 1 saat sürecek uçak yolculuğumuzun biletini, o kadar da mesai harcayarak iade etmekle pek de iyi bir iş yapmamışız. Çaresiz biletleri alıp, son bir şehir turu için Hanoi sokaklarını arşınlamaya başlıyoruz. Moralimiz pek de iyi değil doğrusu. Yolda Nha Trang tekne turunda tanıştığımız Iris ve arkadaşları ile karşılaşıyoruz. Rotamız aynı, ileride tekrar görüşme umudu ile vedalaşıp, karnımızı doyurmak için bir sokak yemekçisine oturuyoruz.

Tavuklu pilavlarımız hemen hazırlanıp, geliyor önümüze. O kadar lezzetli olmuş ki! Keyfimiz biraz daha yerine gelir gibi oluyor. O sırada Charlotte görünüyor tesadüfen. O da tavuklu pilavını sipariş ederken, yaşadığımız sinir bozucu durumu anlatıyoruz. Bir süre sonra da durumla gülüp eğleniyoruz tabi. Charlotte bize, 1 saat kadar sonra Pierre ve Alex ile buluşacağını söylüyor, biz de yemeği bitirip onlarla buluşmak üzere bir kafeye oturuyoruz.

Buluştuktan sonra zaman su gibi akıp, geçiyor. Otobüse binme zamanımız gelince de arkadaşlarımızla vedalaşıp, otele geri dönüyoruz. Bakalım nasıl bir sınırdan geçme hikayesi olacak diye  biraz da stresliyiz doğrusu!

Otelden, otobüse binme hengamesiyle saat 18 oluyor zaten. Viantiane yolcuları olarak otobüse tıkışıyoruz. Biz çok şanslıyız, çünkü kendimize üst katta güzel bir yer bulabiliyoruz. Ancak alt kata kalanlar, 20 saatlik yolu sadece yatarak gidecekler, üstelik pencereleri de yok! Yer bulamayanlar ise iki tarafın ortasında, zeminde kendilerine yer bulmaya çalışıyorlar. Yolculuk şartlarını görünce, kendimizi şanslı hissederek nihayet yola çıkıyoruz!

Yolda çiş molasını, yolun kenarında durmak suretiyle veren otobüsümüz 12 saatlik yolu alıyor sonunda. Sonra da bir kaç saat Laos sınırında, otobüsün içinde görevlilerin gelmesini bekleyerek zaman geçiriyoruz.

Sonra Cenk'in en sevdiği taraf geliyor. Yürüye yürüye sınırı geçiyoruz!